Bu başlığın birçok okuyucumuzun ilgisini çekeceğini ve merak uyandıracağını biliyorum. Sahip olduğum bir gözlemden yola çıkarak, kısaca “Almelo’da bir kedimiz bile yok” diyerek bu merakı hemen giderelim.
Almelo’da ve genel olarak Hollanda’da var olan sivil, sosyal ve resmi kurumlarda temsil edilmemiz, geleceğimiz açısından hayati bir önem taşıyor. Hollanda, çok kültürlü ve çok renkli bir seçenekler toplumu. Elbette bu düzene uyum sağlamak, faydalı bir vatandaş olmak değerlidir; ancak katılım ve kabul toplumu olan Hollanda'da yer edinmek eğitim, emek ve çaba gerektirir. Kuru kuruya eleştirmek, suyu çekilmiş bir su değirmenine benzer.
Sosyal, kültürel ve ekonomik olarak varlığımızı hissettirmemiz için toplumsal katılımı gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu katılımın en önemli boyutu ise pastadan ve milli gelirden hak ettiğimiz payı alabilme mücadelesidir.
Almelo Mason Locası ve Temsil Sorunumuz
Yıllarca hakkında abartılı veya gerçek dışı haberler okuduğumuz Masonlar, aslında her ülkede o ülkenin yasalarına uygun olarak kurulan, elit sivil toplum örgütlenmeleridir. Geçtiğimiz günlerde Almelo’da düzenlenen "Açık Kapı Günü" (Open dag van de vrijmetselaar), bu konuda doğrudan bilgi almam için iyi bir fırsat oldu.
Ziyaretimde, 75 bin nüfuslu Almelo’da faaliyet gösteren Mason Locası'nın (Loge Fraternite) 55 üyesi olduğunu, ancak bu üyeler arasında hiç Türk veya Müslüman üye bulunmadığını öğrendim.
Geçen 60 yıllık göç tarihinde her toplumsal katmanda yeterince temsil edilememiş olsak da, gelecekte bu imkanları değerlendirmek zorundayız. Entelektüel ve kurumsal temsilde ne kadar zayıf kaldığımızı düşününce, şairin o ünlü dizelerini hatırlamamak elde değil: “Almelo’da bir kedimiz bile yok.”
Başarı Hikayeleri ve Geleceğe Bakış
Toplumsal temsil; doğru eğitimi almak, görev ve vizyon sahibi olmakla, yani "suyun başında yer almakla" ilgilidir. Bunun ilk şartı da yaşanan ülkeyi birinci sıraya koymaktan geçer.
Bu noktada güzel bir başarı örneğine değinmek isterim: Tilburg Üniversitesi’ndeki akademik eğitimini başarıyla tamamlayan Nevşehirli Hasan Hüseyin, henüz 30 yaşında profesörlük unvanını aldı. Kendisi, akademik görevinin yanı sıra geçtiğimiz günlerde Liberal Parti (VVD) çatısı altında Hollanda Senatosu’na (De Eerste Kamer) üye olarak seçilerek göreve başladı. Bu başarı, Anadolu köklerinden beslenen bir azmin ve toplumsal desteğin sonucudur.
Hollanda'da 60 yıllık diaspora tarihimizde bu tarz üstün başarılarımız ve yükselen meslek profillerimiz, elbette toplumumuzun geleceğe daha umutla bakmasını sağlıyor. Önemli olan iyiden, güzelden ve gelecek umutlarından yana olabilmek, bu yönde adımlar atabilmektir.
Saygı ve sevgilerimle,