Hollanda’nın Veren ve Alan Ellerini Görmeyen Sosyal Devlet ve Sosyal Geçim Yardımı: “Bijstand”
Bizlerin ödediği vergilerle şekillenen Hollanda sosyal devlet yapısı ve 342 belediyenin (1 Ocak 2027 itibarıyla 341 belediye) uyguladığı Sosyal Geçim Yardımı Yasası (Bijstand), oldukça geniş imkânlar sunan köklü bir sistemdir. Bir bakıma Hollanda devleti, topladığı bu vergilerle (belastingen) ihtiyaç sahiplerine bir nevi zekât, fitre, fidye, kefaret ve sadaka mantığıyla zorunlu bir sosyal yardım ulaştırmaktadır.
Hollanda, tam anlamıyla bir sosyal güvenlik devletidir (Sociale zekerheidsstaat). 2026 yılı genel bütçe verilerine bakıldığında, toplam €451 milyar euro olan ülke bütçesinden en büyük payı €124,3 milyar euro ile Sosyal Güvenlik (Sociale zekerheid)almaktadır. İkinci sırada €119,5 milyar euro ile Sağlık (Zorg) harcamaları, üçüncü sırada €56,6 milyar euro ile belediyeler ve 12 eyaletin bütçesi, dördüncü sırada ise Eğitim (Onderwijs) gelmektedir.
Sadaka ve Yoksullara Yardım Geleneği (Caritas / Armenwet)
Hollanda tarihinde komşuya ve fakire yardım (Caritas / armenhulp / aalmoes), geçmişte genellikle kiliseler, zengin/soylu (adel) aileler ve şehir eşrafı tarafından organize edilirdi. O dönemlerde toplumda kabul görmek, hayatta kalmak ve bu yardımlardan faydalanabilmek için belirli bir inanç veya sosyal gruba (Verzuiling / kerkaanhang) ait olmak bir zorunluluktu.
1. Yoksullara Yardımın Yasallaşması
Yoksullara destek konusunun yasal bir zemine oturması 19. yüzyılın ortalarında yürürlüğe giren Fakirlere Destek Kanunu (Armenwet) ile başlamıştır. Bu süreçte Katolik ve Protestan kiliseleri ile bunlara bağlı vakıflar, kendi inanç gruplarını (verzuiling) konsolide etmek ve desteklemek adına bu hayır işlerini kurumsal bir faaliyet alanı olarak yürütmeye devam etmişlerdir.
2. Sosyal Geçim Yardımının (Bijstand) Doğuşu
Sosyal ödeneklerin gerçek anlamda yasal bir vatandaşlık hakkı statüsü kazanması, Hollanda’nın ilk kadın bakanı olan Katolik Halk Partili (KVP) Marga Klompédöneminde gerçekleşmiştir. Klompé’nin bakanlığı sırasında, 1965 yılında yürürlüğe giren Genel Sosyal Yardım Yasası (de Algemene Bijstandswet - ABW) tarihi bir dönüm noktasıdır.
Bu yasa, sistemi "ihsandan hakka" (van genade naar recht) taşımıştır. Artık sosyal yardım bir lütuf değil; yoksullukla, işsizlikle mücadele ve toplumsal katılım için yasal bir hak haline gelmiştir.
1965 yılında yürürlüğe giren Genel Sosyal Yardım Yasası, o döneme kadar kendi geliri bulunmayan kadınların ekonomik özgürlüklerini kazanmalarında büyük rol oynamıştır. Belediyelerin sağladığı bu geçim güvencesi, kadınların toplumsal olarak aydınlanmasının ve özgürleşmesinin önünü açmış, bu durum aynı zamanda o yıllardan itibaren boşanma oranlarında ciddi bir artışı da beraberinde getirmiştir.
1964 yılından itibaren Türkiye’den Hollanda’ya başlayan işgücü göçü kapsamında, eğer işini kaybedenlere bu sosyal geçim yardımı (Bijstand / Participatiewet)sağlanmasaydı, işsiz kalan binlerce vasıfsız işçi Türkiye’ye geri dönmek zorunda kalırdı. Bugün Hollanda’daki Türkiye kökenli nüfus 500 bin civarındayken, bu güvence olmasaydı bu sayı muhtemelen 150-200 bin seviyelerinde kalırdı. Aynı şekilde, sosyal haklar ve ödenekler olmasaydı Hollanda, sığınmacılar ve mülteciler için de bir çekim merkezi olmazdı.
Bu sistemin en somut ve olumlu toplumsal yansıması, ailesine ve çocuklarına bakmayan ya da bakamayan babaların yarattığı boşluğu doldurmasıdır. Belediyelerin sağladığı geçim yardımı sayesinde, geçim kaygısı gütmeden çocuklarını büyüten, okutan ve topluma kazandıran pek çok fedakâr anneye şahit olmaktayız.
1854’teki Armenwet ile başlayan bu süreç; yıllar içinde RWW, UVV, ABW, WWB gibi farklı isimler ve yasal değişikliklerle günümüze kadar taşınmıştır. Sistem, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren ise toplumsal katılımı merkezine alan Toplumsal Katılım Yasası (Participatiewet / Bijstand) adıyla uygulanmaya devam etmektedir.
Güncel Ödenekler ve Sosyal Destekler
Hollanda'da asgari ücret, enflasyon oranına endeksli olarak her yıl 1 Ocak ve 1 Temmuz tarihlerinde yeniden düzenlenmektedir. 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yasal asgari ücrette %1,9'luk bir artış gerçekleşmiştir. Bu artışa bağlı olarak, asgari ücrete endeksli olan Sosyal Geçim Yardımı (Bijstand) ödenekleri de aynı oranda yükselmiştir. Bu doğrultuda, 1 Temmuz 2026 itibarıyla yasal asgari saat ücreti €14,99 euro olarak belirlenmiştir.
1. Temel Yaşam İhtiyaçları Desteği (Broodnood)
Geçmiş yıllara kıyasla sayıları azalmış olsa da, barınma ve gıda sıkıntısı yaşayan, hiçbir geliri olmayan en muhtaç kişilere (Broodnood) belediyeler tarafından acil gıda yardımı ve konaklayacak pansiyon sağlanmaktadır. Sosyal devlet yapısı, neo-liberal politikalardan etkilense de bu temel güncelliğini korumaktadır.
2. Sosyal ve Kültürel Katılım Politikaları (Minimabeleid)
Her belediye kendi mali gücüne ve bütçesine göre şehirdeki dar gelirlilere yönelik düşük gelir politikası (Minimabeleid) uygular. Bu kapsamda dar gelirlilerin gazete abonelikleri, kültürel dernek üyelikleri, çocuklarının spor kulübü aidatları ve kütüphane üyelik ücretleri belediyeler tarafından karşılanarak toplumsal hayata katılımları teşvik edilir.
3. Sosyal Güvencenin Tabulardan Arınması
Sosyal geçim yardımı almak, zamanla bir utanç, suçluluk ya da tabu olmaktan çıkıp yasal bir vatandaşlık hakkına dönüşmüştür. Bu hak bilinci en çok kadınların sosyal devlet güvencesi altına girmesini sağlamıştır.
Ekonomik güvencesizlik nedeniyle geçmişte kadınların sömürüldüğü gayriahlaki alanlar, bu ödenekler sayesinde ciddi oranda zayıflamıştır. Örneğin Twente bölgesinde geçmişte bilinen bazı gayriresmi mekanlar, kadınların ekonomik bağımsızlık kazanmasıyla arz-talep dengesini kaybederek kapanmıştır. Kendi geçimini sağlayan ve çocuğunu doyurabilen bir annenin, toplumun genel ahlakına aykırı yollara başvurması beklenemez.
Yasal Boyut: Hollanda'da 1 Ekim 2000 tarihinde yürürlüğe giren yasa ile fuhuş suç olmaktan çıkarılarak yasal bir statüye kavuşturulmuş; fuhuş sektöründeki suiistimallerle mücadele, ruhsat ve denetim yetkileri belediyelere devredilmiştir (Wet regulering prostitutie en bestrijding misstanden seksbranche). Bu düzenlemeyle, bu alanda çalışanların da diğer iş kollarındaki gibi hukuki ve sosyal haklara sahip olması amaçlanmıştır.
Özel Destekler ve Uygulama Örnekleri
1. Özel Sosyal Yardım (Bijzonder bijstand)
Belediyelerin sosyal kasaları (Sociale Diensten) tarafından yürütülen bu yardımda, masrafın zorunlu (noodzaak), gerekli ve beklenmedik olması şartı aranır. Kişinin bu masrafı karşılayacak başka bir birikiminin veya kurum desteğinin olmaması gerekir. Dar gelirlilerin acil yaşam giderleri veya sigorta dışı kalan zorunlu hastalık masrafları bu ödenek kapsamında karşılanır.
2. İlginç Bir Staj Anısı: Köpek İçin Geçim Yardımı
Yıllar önce Almanya sınırındaki küçük bir belediyenin Sociale Dienst bölümünde staj yaparken, sosyal ödenek alan bir vatandaş hem kendisi hem de köpeği için geçim yardımı başvurusu (Levensonderhoud voor mij en voor mijn hond) yapmıştı. İlk etapta bu durum bize gülünç gelse de madalyonun diğer yüzü farklıydı: Köpeğin varlığı, bu yalnız vatandaşın evden çıkmasını, hareket etmesini ve toplumsal ilişkiler kurmasını sağlıyordu. Belediyeler bu tür durumlarda sosyal aktivasyonu (Sociale activering)desteklemek adına köpek vergisi muafiyeti (Hondenbelasting) ve benzeri ek kolaylıklar sağlayabilmektedir.
3. İş Piyasası ve Gönüllü Çalışmalar
1974 yılının sonlarına doğru Türkiye'den Overijssel eyaletinin Twente bölgesine tekstil işçileri gelmeye devam ederken, Hollanda İş Kurumu'nda (Arbeidsbureau) 150 bin Hollandalı işsiz olarak kayıtlıydı. O dönem bu kişiler çalışmak istemeyenler (niet-willers) ve çalışamayanlar (niet-kunners) olarak nitelendirilirdi.
Sosyal geçim yardımı alanların topluma karşı sorumlu oldukları ve ücretsiz toplumsal faaliyetlerde bulunmaları gerektiği uzun yıllar tartışılmıştır. Bir dönem PvdA'lı Sosyal İşler Bakanı Ad Melkert tarafından yürürlüğe konan ve devlet destekli istihdam sağlayan Melkert-banen (Melkert I, Melkert II) ve Banenpool projeleri, işsizliğin azaltılmasında oldukça faydalı olmuştur.
Sosyal devletin temel felsefesi, "En güçlü omuzların en ağır yükü taşıması" (De sterkste schouders de zwaarste lasten dragen) ilkesine dayanır. Siyasetçiler seçim öncesi işsizliği sıfırlama vaadinde bulunsalar da, seçim sonrasında Hollanda'da sosyal yaşam kendi olağan akışında devam eder.
Aile ve Emeklilik Hukukundaki Durum
1. Çocuklara Ödenek Kalır mı?
Hollanda sosyal güvenlik sistemi, bireysel çekirdek aile yapısını esas alır. Bu nedenle, Bijstand alan anne veya babanın vefatı durumunda, geride kalan 18 yaşından büyük, evli olmayan çocuklara bir sosyal güvenlik ödeneği veya "yetim aylığı" kalmaz. Bu hususta Hollanda Krallığı ile Türkiye Cumhuriyeti arasında doğrudan aktarımı öngören bir sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmamaktadır.
2. Boşanmış Eşlerin Emeklilik Hakkı (AOW)
Hollanda'da ikamet ederken evlilik süresince sigortalı olan ve sonradan boşanan eşler, yasal emeklilik yaşı olan 67'ye ulaşmadan önce Hollanda Sosyal Sigorta Bankası'na (SVB) başvurarak hak talep edebilirler. Türkiye'de ikamet edenlerin ise emeklilik yaşından 6 ay önce, ikamet ettikleri yerdeki Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) üzerinden Hollanda emekliliği (AOW) için başvuru yapmaları gerekmektedir.
Yeni Yasal Gelişmeler: "De Participatiewet in balans"
1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren yeni yasal düzenleme ile 342 belediyenin uyguladığı Participatiewet/Bijstand yasalarında kademeli olarak iyileştirmeler yapılması kararlaştırılmıştır.
Genel Hatlarıyla İyileştirilmesi Öngörülen Temel Maddeler:
Danışma ve Ortak Çalışma Kültürü (Kompromis)
Belediyelerde Belediye Başkanı (Burgemeester) ve Belediye Encümenleri (Wethouders) bu sosyal ödenekler yasasının yerelde doğru şekilde uygulanmasından sorumludur. Bunun yanı sıra kent genelinde faaliyet gösteren tavsiye ve müzakere kurulları, belediye yönetimi ve görevli memurlarla sürekli istişare halinde bulunarak sistemin adil ve dengeli işlemesine katkı sağlarlar.
Bc. Mustafa Nejat Sucu