Amsterdam Amsterdam Olalı Böyle Bir Mahşeri Kalabalık Görmemişti
Hollanda’da bu kış daha da soğuk geçecek. Günler kısa; geceler, özellikle de kış geceleri uzun. Karanlık ve az güneş, insanın ruh halini daha karamsar kılmakta. Bu karanlık günlerde ( Donkere dagen ) insanların ruh hali daha da zorlaşmakta. Genelde bu aylarda kalabalıklar içinde kalmanın ve insan ilişkilerinden kaynaklanan sorunların getirdiği yükler artar. Geçen yıllara göre, ruhsal yalnızlığımızın yanına bir de fiziksel ve finansal yalnızlığımız eklendi. Tartışmaya gerek yok, artık belli oldu: “Bu kış daha da soğuk geçecek.”
Son aylarda bütün yerküremizi kasıp kavuran; enerji, gıda, sağlık, beslenme ve yaşam standartlarımızı tehdit eden ve bizlerin daha da fakirleşmesine sebep olan büyük bir topyekûn kriz girdabının içinde sürükleniyoruz.
Beklenmeyen Savaşlar Her ne kadar silahlanmaya, savaşlara ve etnik kavgalara karşı olmamıza rağmen, savaşların önü bir türlü alınamıyor. Yıkanan beyinlerle her zaman bir taraf ( voor ) ve karşı taraf ( tegen ) yaratılmakta.
Önemli Olan Terör, savaş ve ölüm nereden gelirse gelsin; kökeni, cinsiyeti ve inancı ne olursa olsun var olan savaşlara, zalime ve zulme karşı olmak gerekir. Bir grubun sivil ve suçsuz insanları topyekûn imha etme eylemlerine karşı durmak gerekir. Suçsuz sivil insanların ve çocukların öldüğü savaşlara ve şiddete topyekûn, ön yargısız karşı olabiliyor muyuz? Biraz hayalperestçe ve ütopik de olsa, her türlü şiddete karşı olmak bir insanlık görevidir.
Biz ne yaparsak yapalım, Kapitalist Neoliberalizm bildiğini okuyor. Kimseden ses yok; nerede o geçmişteki Hollanda? Multimilyarderler, üreticiler, petrol ile uluslararası ticari üretim, dağıtım ve faaliyetler içinde olanlar milyarlarına yeni milyarlar eklediler ve eklemeye devam ediyorlar. Bir de bize bakarak bu ekonomik yükü ve darboğazı sizlerin; yani fakirlerin, dar gelirlilerin ve çalışanların üstleneceğini söylüyorlar. Silah üreticileri, bankalar, petrol ve petrokimya şirketleri milyarlarca kâr etmektedir.
450 Bini Aşkın Hollandalı Amsterdam Sokaklarında! Soğuk Savaş’ın ve silahlanma yarışının gezegenimizdeki barışı ve yaşamı tehdit ettiği dönemde, ABD’nin atom başlıklı füzeleri Batı Avrupa’ya ve Hollanda’ya yerleştirme planları vardı.
Evet, 21 Ekim 1981 tarihinde tam 450 bin Hollandalı; Soğuk Savaş’a ( Koude oorlog ), silahlanma yarışına ( Wapenwedloop ) ve Hollanda’ya yerleştirilmesi planlanan atom başlıklı füzelere ( Raketten met kernkoppen ) karşı Amsterdam sokaklarına döküldü. Aklımda kalan o sayıyla tam 450 bin kişi omuz omuza, kardeşçe birlikte yürümüştük. Amsterdam Amsterdam olalı böyle bir kalabalık, böyle bir protesto görmemişti. O zamanın 800 bin nüfuslu Amsterdam’ı böyle bir mahşeri kalabalık görmemiş; şehir sanki tamamen istila edilmiş, halk protestocularla birlikte tam bir panayır ve festival havası yaratmıştı.
O tarihte Hollanda’da iktidarda olan II. Van Agt Hükümeti (CDA, PvdA ve D66), atom başlıklı füzelerin yerleştirilmesinden vazgeçmişti.
Peki Bugüne Gelindiğinde Ne Oldu? Sosyalist Sovyet Cumhuriyetleri Birliği’nin (SSCB) dağılmasıyla birlikte yeniden silahlanmaya gerek kalmamıştı. Silahlanmaya ayrılan kaynakların insanların yaşam kalitesine, ekmeğine ve mutlu geleceğine harcanması isteniyordu.
Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan sonra kendilerini tehlikede hisseden Finlandiya ile İsviçre, yüzyıllık tarafsızlık ve barışçıl politikalarından vazgeçerek NATO’ya üye oldular. Orta Doğu’da İran, İsrail, Suudi Arabistan ve Yemen’in de içinde bulunduğu savaşlarla artan enerji ve gıda fiyatları, insanların ısınma ve gıda gereksinimlerini tehdit ediyor.
Sosyal Devlet Yeniden Görevde Varlıklı ve borçlanma kredisi olan ülkelerin sosyal yapısı tekrar devreye girdi. Sağlanan destekler, yardım paketleri, ödenek artışları ve haklı olarak daha yüksek kazanç talep eden çalışanların mücadelesi devam ediyor; fakat bunlar yetersiz. Kim ne derse desin, politik görüşümüz ne olursa olsun, Hollanda sosyal devleti ve politikaları Avrupa’daki en iyilerden biri değil midir?
Belli ki bu kışı hep birlikte daha da soğuk geçireceğiz.
O zamanın Hollanda Başbakanı Mark Rutte halkına ne demişti? Rutte vertelt bevolking dat ze armer zullen worden
Evet; bazen bilerek yapıldığını düşündüğüm, bazen de dürüstçe gerçeği anlatma yeteneği güçlü olan Mark Rutte kabinesinde, “Hep birlikte fakirleşeceğiz” demişti. Evet, gelecek belli oldu: “Hep birlikte kemerlerimizi yeniden sıkacağız; ama kemerde sıkacak delik kalmadı.”
Saygılarımla,