Hollanda’da son yıllarda yükselen İslamofobik söylemlere ve "İslam’ın Hollanda kültürüne ve değerlerine uyum sağlamadığı" yönündeki siyasi iddialara, Utrecht Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tom Zwart’tan ezber bozan bir yanıt geldi. Prof. Dr. Zwart, Batı medeniyetinin temel taşları olarak kabul edilen "Aydınlanma Çağı" ve "İnsan Hakları" gibi kavramların kökeninde İslam felsefesinin yattığını vurguladı.
Hollanda’da İslam’ın ülkenin sosyo-kültürel yapısına ait olmadığı yönündeki tartışmalar siyasetin merkezinde yer almaya devam ederken, konunun uzmanı hukukçulardan bu iddiaları çürüten açıklamalar geliyor. Utrecht Üniversitesi bünyesinde Uluslararası Hukuk ve Avrupa Hukuku alanlarında çalışmalar yürüten Prof. Dr. Tom Zwart, katıldığı bir röportajda kamuoyundaki kalıplaşmış yargıları ve siyasi söylemleri sert bir dille eleştirdi.
"İslam’ın Hollanda’ya Uymadığı İddiası Tuhaf Bir Yanılgıdır"
Röportajda kendisine yöneltilen "İslam Hollanda’ya uymuyor sözünü sıkça duyuyoruz. Siz ise daha önce İslam’ın insan hakları için mükemmel bir kaynak olduğunu söylemiştiniz, bunu açar mısınız?" sorusuna yanıt veren Prof. Dr. Zwart, bu tür iddiaların tarihi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmadığını belirtti.
Zwart, şu ifadeleri kullandı:
"İslam’ın Hollanda’ya uymadığını iddia etmek oldukça tuhaf bir argümandır. Çünkü bugün Hollanda’da kullandığımız ve sahip olduğumuz birçok kurum, kural ve normun kökeni aslında İslam’a dayanmaktadır. Ortak bir tarihe sahibiz. Bugün Avrupa’da bildiğimiz anlamıyla 'Aydınlanma Çağı', aslında köken olarak İslam dünyasından çıkmıştır. Örneğin ünlü filozof İbn Rüşd (Averroes), Batı aydınlanmasının en önemli kurucularından ve temel taşlarından biridir."
"Kuran ve Hadisler İnsan Haklarının Temelini Oluşturuyor"
İnsan hakları kavramının modern dünyada Batı menşeili bir terim olarak kabul gördüğünü ifade eden Prof. Dr. Zwart, buna karşın içerik ve öz olarak bu hakların İslam’ın kutsal metinlerinde asırlar öncesinden tanımlandığına dikkat çekti:
"İnsan hakları kavramı bugün Batı dünyasından çıkmış bir terminoloji olabilir, bu net bir gerçektir. Ancak Kuran’a ve Hadislere baktığınızda; insanların birbirlerine karşı nasıl davranması gerektiği, devletin vatandaşlarına karşı yükümlülüklerinin neler olduğu gibi konuların en ince ayrıntısına kadar işlendiğini görürsünüz. Dolayısıyla günümüz insan hakları değerleri, İslam’ın özünde zaten mevcuttur."
"Kadının İslam'daki Yeri Konusunda Büyük Bir Bilgi Kirliliği Var"
Siyasetçilerin sıkça öne sürdüğü "İslam’da kadının erkeğe tebaa olduğu ve ikincil planda kaldığı" yönündeki eleştirilere de değinen hukuk profesörü, Batı dünyasının kadına seçme, seçilme ve mülkiyet haklarını ancak 19. ve 20. yüzyıllarda verebildiğini, İslam’ın ise bu hakları 7. yüzyılda tanıdığını hatırlattı:
"Siyasette sıkça 'kadının konumu' üzerinden İslam’a saldırıldığını görüyoruz. İslam’a göre kadının erkekten aşağıda olduğu iddia ediliyor ki bunun tamamen yanlış olduğunu biliyoruz. İslam, kadını erkekle eşit bir konuma getirmiştir. Hem de bu fikrin dünyada hiç modern olmadığı bir dönemde bunu yapmıştır. Batı dünyası kadının haklarını ancak 19. yüzyılda keşfedebilmişken, İslam bunu 7. yüzyılda zaten yürürlüğe koymuştu. Buna 'ileride olanın avantajı' diyebiliriz. Elbette bazı Müslüman ülkelerdeki kültürel uygulamalar İslam’ın asıl emirlerinden farklılık gösterebilir, ancak bizim burada konuştuğumuz şey dinin kendisidir."
"Müslümanlar Kendilerini Savunmalı ve Anlatmalı"
Prof. Dr. Tom Zwart, Batı medyasında ve siyasetinde Müslümanlara yönelik yürütülen haksız kampanyalara karşı sessiz kalınmaması gerektiğinin altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu iddialar tamamen siyasi mesajlardır ve politikacılar her zaman bu tür iddialarda bulunurlar. Ancak bunlara karşı rasyonel ve somut argümanlarla karşı çıkmak gerekir. Benim buradaki rolüm de budur: Anlatmak, anlatmak ve yine anlatmak. Eğer kamusal tartışmalara müdahil olmaz ve sesinizi çıkarmazsanız, başkaları sizi kendi istedikleri gibi tanımlar. Bu yüzden Müslümanların bu tartışmalarda yer alması ve kendilerini doğru ifade etmesi hayati önem taşımaktadır."