HTF Genel Sekreteri Erim Uğurlu: “Artık Avrupa’nın gerçeğiyiz”


  • Kayıt: 01.07.2026 19:28:39 Güncelleme: 01.07.2026 19:28:39

HTF Genel Sekreteri Erim Uğurlu:

“Artık Avrupa’nın gerçeğiyiz”

Röportaj: Ebubekir Turgut

Hollanda’da Türk toplumunun örgütlenmesi, gençlik çalışmaları, kadınların rolü ve Avrupa’daki siyasi iklim… Hollanda Türk Federasyon Genel Sekreteri Erim Uğurlu, hem federasyonun çalışmalarını hem de Avrupa’daki Türk toplumunun geleceğine dair çarpıcı değerlendirmelerini Platform Dergisi’ne anlattı.

“Kendimizi anlatmayı öncelik yaptık”

EBUBEKİR TURGUT: Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Erim Uğurlu: 1971 Kırşehir doğumluyum. 1981 yılından bu yana Hollanda’da yaşıyorum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Uzun yıllar Amsterdam Schiphol Havalimanı’nda görev yaptıktan sonra 2019 yılı itibarıyla kendi işletmemi kurdum. 2012 yılından bu yana da Hollanda Türk Federasyonu Genel Sekreterliği görevini yürütüyorum.

EBUBEKİR TURGUT: 2012’den bu yana federasyon olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Erim Uğurlu: Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren en önemli hedefimiz kendimizi dışarıya doğru şekilde tanıtmak oldu. Bu kapsamda belediyelerle, siyasi partilerle ve farklı platformlarla temas kurduk. Sayın Genel Başkanımız Murat Gedik ile birlikte özellikle federasyonumuzun Hollanda’daki görünürlüğünü artırmaya yönelik yoğun bir çalışma yürüttük.

Bulunduğumuz şehirlerde belediye başkanlarıyla birebir görüşmeler yaptık, siyasi partilerle temas kurduk. Ayrıca 2013 yılında CMO platformuna üye olduk ve o tarihten itibaren federasyonumuzu orada temsil etmeye başladım. Bu platform aracılığıyla bakanlık toplantılarına katıldık, Hollanda Türk Federasyon’un tanıtımına katkı sunduk. Gittiğimiz her yerde kendimizi açık bir şekilde ifade etmeye çalıştık.

Bizim için en önemli konu; dilimizi, dinimizi ve kültürümüzü yaşatmak oldu. Bu doğrultuda teşkilatlarımız bazında kültürel faaliyetler, eğitim çalışmaları ve sosyal projeler yürütüyoruz. Teşkilatlarımız bağımsızdır ancak hepsine destek olmaya çalışıyoruz.

Logomuzda da yer aldığı gibi “gelecek nesiller” bizim en önemli hedefimizdir. Buradaki gençlerimizin Hollanda toplumuna entegre olurken kendi dilini unutmamasını istiyoruz. Aynı zamanda Hollanda dilini de en az bir Hollandalı kadar iyi konuşmalarını ve yazmalarını arzu ediyoruz. Bu nedenle çalışmalarımızın büyük bölümünü gençler ve eğitim üzerine yoğunlaştırıyoruz.

“Hedefimiz tamamen Hollanda”

EBUBEKİR TURGUT: Çalışmalarınız daha çok Türkiye mi yoksa Hollanda merkezli?

Erim Uğurlu: Bizim hedefimiz tamamen Hollanda’dır. Türkiye’deki siyaseti oradaki kurumlar yürütür. Biz burada yaşıyoruz ve buradaki topluma katkı sağlamak istiyoruz. Hollanda siyasetinde de aktif olmaya önem veriyoruz.

EBUBEKİR TURGUT: Kaç teşkilatınız var?

Erim Uğurlu: Hollanda genelinde kendi binası olan 25 teşkilatımız var. Bunun yanında temsilciliklerle birlikte yaklaşık 40 noktada faaliyet gösteriyoruz.

“Gençlik ve kültür faaliyetleri ön planda”

EBUBEKİR TURGUT: Somut olarak hangi programları yapıyorsunuz?

Erim Uğurlu: Yakın zamanda 23 Nisan programı gerçekleştirdik. Yüzlerce çocuğun ve ailelerin katıldığı büyük bir organizasyon oldu. Bunun yanı sıra 19 Mayıs, Çanakkale ve Sarıkamış anmaları gibi geleneksel programlarımız var.

Ayrıca dini faaliyetlerimiz, kurban organizasyonlarımız, fitre-zekat çalışmaları ve eğitim programlarımız da devam ediyor. Sosyal faaliyetlerimiz oldukça geniş.

“Diyalog kapıları açık”

EBUBEKİR TURGUT: Diğer STK’larla ilişkileriniz nasıl?

Erim Uğurlu: Ayyıldızlı bayrağımıza karşı sorunlu olmayan tüm STK’larla iyi ilişkiler içerisindeyiz. Düzenli toplantılar yapıyoruz, fikir alışverişinde bulunuyoruz. Altı haftada bir bir araya gelip Hollanda’daki gelişmeleri değerlendiriyoruz.

EBUBEKİR TURGUT: Hollanda devletinden bir baskı hissediyor musunuz?

Erim Uğurlu: Doğrudan bir baskı hissetmedik. İlk yıllarda iletişim kurmak zor oldu ama zamanla kapılar açıldı. Şeffaf bir yapımız var. Bugün bakanlık düzeyinde davetler alıyoruz ve görüşlerimizi paylaşıyoruz.

“Kaygılar var ama çözüm de var”

EBUBEKİR TURGUT: Hollanda’daki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Erim Uğurlu: Avrupa genelinde baktığımızda sağ eğilimlerin güçlendiğini görüyoruz. Bu durum elbette kaygı verici. Hollanda özelinde de dönem dönem bazı uygulamalar oldu; camilere yönelik denetimler, Müslüman ailelerin sosyal yardımlarda yaşadığı sıkıntılar, gençlerimizin iş ve staj bulma süreçlerinde karşılaştığı zorluklar gibi konular gündeme geldi.

Biz bu tür konuları hiçbir zaman görmezden gelmedik. Muhataplarımıza birebir giderek anlattık. Gün oldu e-mail yazdık, gün oldu raporlar hazırladık, gün oldu aynı masada oturup konuları detaylı şekilde değerlendirdik. Bu sorunların tamamı büyük krizler değil ancak dikkat edilmesi gereken önemli başlıklar.

Bizler burada üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Türk Federasyonu olarak ve diğer STK’larla birlikte artık bu toplumun bir gerçeği olduğumuzu kabul ettirmek durumundayız. Eğer biz sadece Türkiye siyasetini takip eder ve burada olup bitenlere uzak kalırsak, gelecekte daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.

Ama burada daha aktif olur, yerel siyasete katılır, toplumsal hayatta daha görünür olursak, o zaman bu olumsuz akımların önünü kesme şansımız olabilir. Çünkü biz artık Avrupa’nın gerçeğiyiz. Avrupa’da 6-7 milyon Türk yaşıyor ve bu gerçek göz ardı edilemez.

“Kadınların olduğu yerde düzen olur”

EBUBEKİR TURGUT: Gençlik ve kadın yapılanmanız var mı?

Erim Uğurlu: Evet, gençlik ve kadın kollarımız bizim için son derece önemli ve aktif yapılardır. Hepsi Türk Federasyonu çatısı altında yer alır ancak kendi içlerinde organize olurlar.

Gençlik kollarımızın başkanlığı görevini Mehmet Emineroğlu yürütmektedir. 19 Mayıs, 23 Nisan, Sarıkamış, Cumhuriyet Bayramı gibi programların organizasyonunda aktif rol alırlar ve gençlere yönelik faaliyetlerin koordinasyonunu sağlarlar.

Kadın kollarımız ise teşkilatlarımızın en güçlü yapı taşlarından biridir. Her zaman açık yüreklilikle söylüyorum; bir teşkilatın en güçlü olduğu yer kadın kollarıdır. Kadınların olduğu yerde düzen, disiplin ve süreklilik vardır. Bu nedenle kadınlara çok büyük önem veriyoruz.

Kadınlarımızın teşkilat içerisinde aktif rol almasını teşvik ediyoruz. Yönetim kurulumuzda da kadın üyelerimiz bulunuyor. Ayrıca yılda en az bir kez yatılı eğitim kampları düzenliyoruz. Bu kamplara farklı şehirlerden hanımefendiler katılıyor ve alanında uzman kişiler tarafından eğitimler veriliyor. Bu çalışmalarla hem sosyal hem de kurumsal anlamda kadınların gelişimine katkı sağlamayı hedefliyoruz.

“Kimlik ve inanç birlikte”

EBUBEKİR TURGUT: Sizi diğer STK’lardan ayıran özellik nedir?

Erim Uğurlu: Biz Türk kimliği ile İslam’ı birbirinden ayırmıyoruz. Bu iki değeri et ve tırnak gibi görüyoruz. Dengeli şekilde birlikte yaşatılması gerektiğine inanıyoruz.

“Gelecek için en büyük risk: kaynak sorunu”

EBUBEKİR TURGUT: STK’ların en büyük sorunu nedir?

Erim Uğurlu: En büyük sorunlardan biri ekonomik sürdürülebilirliktir. Özellikle mülkiyeti kendisine ait olmayan dernekler uzun vadede ciddi sıkıntılar yaşayacaktır.

Bizim bugün 25 teşkilatımızın kendi binası var ve son 10 yılda bu sayıyı ciddi şekilde artırdık. Çünkü biliyoruz ki kendi binası olmayan bir teşkilatın ayakta kalması zorlaşır.

Geçmişte insanlar çok büyük fedakârlıklar yaparak bu yapıları oluşturdu. Anneler bileziklerini vererek, babalar birikimlerini ortaya koyarak dernekler kuruldu. Ancak bugün aynı dayanışma kültürünü sürdürmek daha zor hale geldi.

Bu nedenle STK’ların artık kendi kaynaklarını üretmesi gerekiyor. Sadece aidatlarla ya da sınırlı bağışlarla ayakta kalmak mümkün olmayacak. Aynı zamanda profesyonelleşme de kaçınılmazdır. Eğer bu adımlar atılmazsa, ilerleyen yıllarda birçok STK’nın zayıfladığını görebiliriz.

“Eleştiri olsun ama çözümle gelsin”

EBUBEKİR TURGUT: STK’lar bir şey yapmıyor eleştirilerine ne diyorsunuz?

Erim Uğurlu: Yapıcı eleştirilere açığız. Ancak STK’ların hiçbir şey yapmadığı düşüncesi doğru değil.

Biz çocuklara Türkçe öğretiyoruz, kültürel faaliyetler yapıyoruz, toplumu bir arada tutuyoruz. Her şey sosyal medyada görünmeyebilir. Çözüm çoğu zaman masada bulunur.

Eleştirenler de gelsin, birlikte çalışalım.

“Parçalanmak değil, birleşmek gerekir”

EBUBEKİR TURGUT: Son dönemde hemşeri derneklerinde artış var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Erim Uğurlu: Bizim dünya görüşümüzde birlik esastır. Turan coğrafyasını hayal eden bir anlayıştan gelip küçük parçalara bölünmeyi doğru bulmuyoruz.

Hemşeri dernekleri bazı hizmetler yapabilir ama genel anlamda birlikten uzaklaştırma riski taşıyor. Bu nedenle çok sıcak bakmıyorum. Birlikte hareket etmek daha güçlü kılar.

“Türkçe yaşarsa kimlik yaşar”

EBUBEKİR TURGUT: Türkçenin korunması için neler yapıyorsunuz?

Erim Uğurlu: Türkçe bizim için son derece önemli bir konudur. Teşkilatlarımızda gençlerimizi Türkçe konuşmaya teşvik ediyoruz. Özellikle teşkilata gelen gençlerin mümkün olduğunca Türkçe konuşmasını istiyoruz.

Bunun yanı sıra kitap okuma kültürünü yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Pandemi döneminde “evde kal, kitap oku” kampanyaları düzenledik. Türkiye’den Türk klasiklerini getirterek vatandaşlarımıza ulaştırdık.

Ayrıca Hollanda tarihini anlatan bazı eserleri Türkçeye kazandırdık. Örneğin Anne Frank’ın hayatını ve İkinci Dünya Savaşı’nı anlatan eserlerin Türkçe basımlarını yaptırarak insanlarımızın erişimine sunduk.

Yakın dönemde “Hollanda Türk olmak” adlı bir kitabın tanıtımını ve dağıtımını gerçekleştirdik. Bu tür çalışmalarla gençlerimizin hem Türkçe okumasını hem de geçmişlerini öğrenmesini amaçlıyoruz. Çünkü dil korunursa kimlik de korunur.

“Platform Dergisi’ni yakından takip ediyorum”

EBUBEKİR TURGUT: Türk medyasını takip ediyor musunuz?

Erim Uğurlu: Evet, Platform Dergisi’ni özellikle  yakından takip ediyorum. Gün içerisinde sürekli güncellenen haberleri takip etmek önemli bir avantaj sağlıyor.

Son söz

EBUBEKİR TURGUT: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Erim Uğurlu: Biz birlik içinde hareket ettiğimiz sürece güçlü oluruz. Gençlerimize ve kadınlarımıza yatırım yapmaya devam etmeliyiz. Avrupa’daki varlığımızı daha güçlü şekilde ortaya koymalıyız.

EBUBEKİR TURGUT: Katıldığınız için teşekkür ederim.

Erim Uğurlu: Ben teşekkür ederim.